10 Kasım 2016 Perşembe

CANSU KAYA CİNAYETİNE İLİŞKİN DAVA SONUÇLANDI!



Cansu Kaya isimli genç kadının ölü bedeni 15.06.2015 tarihinde Dalyan Kanalında ablası tarafından bulundu.

Faillerden Necati Demir arama çalışmalarına katılarak, suça ilişkin algı ve bulguların karartılması yönünde özenle çaba göstermiştir.  
Diğer fail Mehmet Poyraz Çalyan ise, işlediği suçun ceza mahiyetini araştırmak ve saklanarak, işlediği suçtan dolayı herhangi bir cezai sorumluluğunun olmadığını düşünmüş, delillerin karartılması yönünde çaba sarf etmiştir.  


                                              KAZA DEĞİL, CİNAYET!  



Muğla Adli Tıp Kurumu’nun otopsi raporu ise, faillerin örtbas etmeye çalıştıkları hususu gün yüzüne çıkarttı. Cansu Kaya’nın cinsel saldırıya uğrayıp, çeşitli darp bulguları sonucu ve elle veya telle boğularak öldürüldüğü tespit edilmiştir.
 Bu bulgulara dayanarak, Cansu Kaya'ya karşı cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten öldürme suçlarının işlendiğine dair Necati Demir ve Mehmet Poyraz Çalyan hakkında ağırlaştırılmış müebbet cezası talebi ile  Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan kovuşturma sonuçlandı.



                 SANIKLARIN YARGILAMA SONUCU ALDIKLARI CEZALAR


Sanıklar, işledikleri suçtan dolayı, lehlerine herhangi bir indirim hükmü uygulanmayarak, en ağır cezalar ile yargılandılar. 
 
Sanık Necati Demir hakkında, "çocuğun nitelikli cinsel istismarı" suçunu birden fazla kişi tarafından birlikte işlediği sabit görülmekle 27 YIL hapis cezası, bu suçun birden fazla kişi tarafından birlikte ve çocuğa karşı işlediği ve cebir, tehdit veya hile kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu cinsel amaçla işlediği anlaşılmakla 9 YIL hapis cezası ve "çocuğa karşı, bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla nitelikli kasten öldürme" suçunu işlediği sabit görülmekle AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmolundu. 

Sanık Mehmet Poyraz Çalyan hakkında, "çocuğun nitelikli cinsel istismarı" suçunu işlediği sabit görülmekle sanıkların kastlarının yoğunluğu, eylemin işleniş biçimi ve ağırlığı nazara alınarak, cinsel istismar suçunu birden fazla kişi tarafından birlikte işlediği anlaşılmakla, ilk olarak 27 YIL hapis cezası, sanığın suç tarihinde 15 yaşından büyük 18 yaşından küçük olduğu anlaşılmakla, sanığa verilen cezanın olay tarihindeki yaş küçüklüğü nedeniyle nihayetinde 12 YIL hapis cezası; "cebir, tehdit veya hile kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçunu işlediği sabit görülmekle, sanığın suç tarihinde 15 yaşından büyük 18 yaşından küçük olduğu neticesinde indirilerek 6 YIL hapis cezası ile cezalandırılmasına; "çocuğa karşı, bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla nitelikli kasten öldürme" suçunu işlediği sabit görülmekle, sanığın kastlarının yoğunluğu, eylemin işleniş biçimi ve ağırlığı nazara alınarak takdiren ve teşdiden 24 YIL hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanıkların almış oldukları ceza miktarı dikkate alındığında kaçma şüphesi bulunduğundan HÜKÜMLE BİRLİKTE TUTUKLANMALARINA karar verilmiştir.  

Bodrum Kadın Dayanışma Derneği olarak, Kadınlara ve çocuklara karşı işlenen suçların adil yargılanması, faillerin, TCK’nun ön gördüğü cezalara hükmedilmesi, kadın hak mücadelesi bakımından önemli bir kazanım olarak değerlendiriyoruz. Cezaların caydırıcılığı, suçtan zarar görenlerin adalete olan güveni ve bu anlamda, suçtan zarar görenlerin, failler hakkında yargı yoluna başvurmalarını teşviki ile şiddet döngüsünü, erkeklerin suç işleme eylemlerinin cezasız sonuçlanacağı gerekçesi ile şiddeti arttırmalarının önüne geçmesi için, adil bir soruşturma ve yargılama esastır.


                               Yaşasın Kadın Dayanışması!


 Dava sürecini en başından beri Bodrum Kadın Dayanışma Derneği,  Muğla Barosu’nun Kadın Hakları Komisyonu, gönüllü Avukatlar ve çeşitli Kadın Hakları Örgütleri takip etmiştir. Edindiğimiz tecrübelere dayanarak, dava takibi vasıtası ile oluşturulan kamuoyunun da, suçtan zarar gören ve yakınları için vazgeçilmez bir desteğin yanı sıra, suçtan zarar görenlerin sahipsiz olmamaları yönünde, adli birimlerin ve diğer yargıya tabi kurumlar üzerinde de görünmez bir baskı oluşturmakta. Suçtan zarar görenlerin ve yakınlarının takip edemedikleri, güçlerinin yetmediği alanda, kamuoyunun farkındalığını arttırmak, genel anlamda sistem destekli ve güç sahibi olan iktidar ve fail olan erk’ek elini güçsüz kılıp, adil bir yargılamanın gerçekleşmesini sağladığı kanaatindeyiz.  

Bodrum Kadın Dayanışma Derneği

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder