18 Aralık 2013 Çarşamba

ÇATIŞMADAN BARIŞA KADINLIK HALLERİ - ETKİNLİK HABERİ -

ÇATIŞMADAN BARIŞA KADINLIK HALLERİ
ATÖLYE ÇALIŞMALARI


           Bodrum Kadın Dayanışma Derneği (BKD), 28 Eylül’de Rosboskili kadınlarla yüzleşmek üzere bir araya gelerek başladığı “Çatışmadan Barışa Kadınlık Halleri” temalı çalışmalarının ikincisini, 15 Aralık, Pazar günü Gümüşlük Akademisi’nde yaptığı atölye çalışmaları ile gerçekleştirdi.

            BKD’nin İstanbul, Diyarbakır, Marmaris ve Bodrum’lu kadınların katılımıyla gerçekleşen bu atölye çalışmasının yoğunlaştığı ana konular, “Kadınlar ve Barış Süreci”, “Kadınlar Arası Barış” ve “Barış Dili ve Kadınlar” oluşturdu.

            “Kadınlar ve Barış Süreci” konulu birinci atölyede ilk sözü alan HDP MYK üyesi Hüdâ Kaya, ülkücülükten HDP’ye ve kadın mücadelesine uzanan yolunu belirleyen en önemli hususun bu yol üzerinde karşılaştığı zorunlu yüzleşmeler olduğunu söyledi. Kaya, bu yüzleşmelerinin özellikle Kürt kadınlarının gerek yaşadıkları bölgelerde, gerek Kandil’de, gerekse kendi tutukluluğu dahil olmak üzere diğer siyasi tutuklular ve aileleriyle geçirdiği zaman içerisinde zorunlu olarak gerçekleştiğini vurguladı. Hüdâ Kaya, atölye katılımını “Barış için yüzleşmek şart. Benim yapmaya çalıştığım da bu” şeklinde yaşadığı örneklerle sürdürdü.
            “Barış Dili ve Kadınlar” konulu ikinci atölyede ilk sözü alan ve uzun zaman sosyalist siyaset içinde bulunan ve şimdilerde yazılarına öykü ve romanlarının yanı sıraT24 internet gazetesinde devam eden Oya Baydar, sözlerine “dil ve düşüncenin karşılıklı olarak birbirini belirlediği, barış dilinin vicdan dili olduğu” ve “vicdanın kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapmamak ve başkasına yapıldığında da buna sebatla karşı çıkmak ve değiştirip dönüştürmeye çalışmak olduğu” şeklinde başladı. Sosyalist siyasetten başlayan yolunun dönüm noktasını “Yenilgi düşündürür” şeklinde vurgulayan Baydar, barış için kadınlara uzanan elinin çatışmadan barışa kadınlık hallerinin farkında varan eli olduğunu ve bu süreçteki her türlü yüzleşmenin, özellikle bu ataerkil sistemde yaşayan kadınların yüzleşmelerinin barışa uzanan süreçte vazgeçilmez bir değer taşıdığına dair bilgi ve deneyimlerini aktararak sürdürdü.

            “Kadınlar Arası Barış” konulu üçüncü atölyede ilk sözü alan KAMER Vakfı kurucusu Nebahat Akkoç, sözlerine “şiddetin dil, davranış ve duygu bütünlüğünü bozduğunu” söyleyerek başladı. “Kürt meselesinde silahların şimdilik susmuş olmasının herhangi bir barış sürecine girmiş olduğumuz anlamına gelmediğini” önemle vurgulayan Akkoç, kadın farkındalık çalışmalarıyla farkına varılan ayrımcılığın kadınlar arası barışı sağlamada, yeni bir dil oluşturmada, dolayısıyla toplumsal barışa yönelmede çok önemli bir adım olduğunu” belirtti. 

Hakiki barışın ilk adımının ancak taşıdığımız kimliklerin hafifletilmesiyle atılabileceğini söyleyen Akkoç, şiddetten tümüyle arındırılmış bir dilin öncelikle kadınlar arasında mümkün olabileceğini ve kimliklerin ötesine geçerek barış yolunu bezeyebileceği noktasına dikkat çekti. Akkoç, "barış, mağdurların değil faillerin konuşmaya başlamasıyla yürüyebilecek hale gelir. 'Bana ne yapıldığı değil, benim kime ne yaptığım' yüzleşmesiyle farkındalığımız zenginleşir ve böylesi bir zenginleşme barış için güçlü bir nefes haline gelir" diyerek konuşmasını sonlandırdı.
            BKD atölye çalışmasını, “Çatışmadan Barışa Kadılık Halleri” temalı toplantılarının üçüncüsünü 2014 yılının ilk yarısında gerçekleştireceğini duyurarak kapattı.

BODRUM KADIN DAYANIŞMA DERNEĞİ

16 Aralık 2103





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder